Yemek Seçen Minikler
BESLENME PROBLEMLERİ VE ÇÖZÜMLERİ6 Şubat 2025

Yemek Seçen Minikler

Bebeğimiz ya da küçük çocuğumuz bazı yiyecekleri ısrarla reddediyor mu? Sürekli aynı şeyleri mi yemek istiyor? Bu aslında "iştahsızlık" değil, "yemek seçme" olarak adlandırılabilir. Yemek seçme özellikle 1-6 yaş arasında sıkça görülen, gelişimsel olarak normal kabul edilebilen bir durum. Ancak bu süreç çok uzuyor ve sizin için büyük bir stres kaynağı haline geliyorsa bu yazıyı okumanız iyi olabilir :)

Bebeğimiz ya da küçük çocuğumuz bazı yiyecekleri ısrarla reddediyor mu? Sürekli aynı şeyleri mi yemek istiyor? Bu aslında "iştahsızlık" değil, "yemek seçme" olarak adlandırılabilir. Yemek seçme özellikle 1-6 yaş arasında sıkça görülen, gelişimsel olarak normal kabul edilebilen bir durum. Ancak bu süreç çok uzuyor ve sizin için büyük bir stres kaynağı haline geliyorsa bu yazıyı okumanız iyi olabilir :)

Yemek Seçme vs. İştahsızlık (İkisi Arasındaki Farklar)

Bazı bebekler/çocuklar  seçici yemekten ziyade genel olarak az yemek yer ve ebeveynler "İştahsız benim çocuğum" diyebilirler. Fakat aslında gerçekten "iştahsız" mı yoksa "yemek seçen" bir çocuk mu - bunu ayırt etmemiz gerekiyor. Yemek seçme ve iştahsızlık arasındaki temel farklara beraber bakalım:

Eğer çocuğumuz belirli yiyecekleri reddediyor ama genel olarak yemek yemeyi seviyorsa, muhtemelen yemek seçen bir minik. Ancak her öğünde çok az yemek yiyorsa veya öğünlere tamamen ilgisiz olduğunu gözlüyorsak, iştahsızlık üzerine düşünmemiz gerekebilir.
Eğer çocuğumuz belirli yiyecekleri reddediyor ama genel olarak yemek yemeyi seviyorsa, muhtemelen yemek seçen bir minik. Ancak her öğünde çok az yemek yiyorsa veya öğünlere tamamen ilgisiz olduğunu gözlüyorsak, iştahsızlık üzerine düşünmemiz gerekebilir.

Bebeklerin ve küçük çocukların yemek seçmesinin birçok nedeni olabilir. Önce bu nedenleri anlayacağız. Nedeni veya nedenleri bulup anladığımızda, çözüm(ler) de aslında kendiliğinden önümüzde belirecek. (Yemek seçme davranışının arkasında daha pek çok sebep olabilir, burada okuyacaklarınızın sadece birkaçı olduğu lütfen aklınızda olsun. Sebepten eminim ama çözümde zorlanıyorum diyorsanız dahi bir uzman desteği aramaktan ve almaktan çekinmeyin.)


- Doğal bir koruma mekanizması olan "Neofobi", yeni yiyeceklere karşı vücudumuzun doğal bir mesafe koyması anlamına gelir. Henüz konuşmayı bilmeyiz, yürümeyi bile tam olarak bilmiyor olabiliriz. Fakat vücudumuza yabancı bir gıda alma konusunda bünyemizin kalıtımsal olarak hassas olduğu düşünülüyor. Kalıtımsal olarak insan vücudunun farklı görünümdeki yiyecekleri kabul etmediği, vücudun kendisini bilinmez ve(ya) zehirli olabilecek gıdalara karşı koruma içgüdüsünün olduğuna inanılıyor. Bunun da adına "Neofobi" deniyor. Bebeğimizde gözlediğimiz bu olabilir. 

*Ek Bir Bilgi: Araştırmalar, çocukların yeni tatlara alışması için bir besine 10-15 kez maruz kalmaları gerektiğini göstermektedir. Örneğin, şimdi linkini bulabileceğiniz bu uzun çalışmada; erken dönemde çeşitli sebzelere maruz kalan çocukların ilerleyen yaşlarda bu sebzeleri daha kolay kabul ettiği ortaya çıkmıştır. Uzun yıllar süren bu çalışma, erken dönemde 5. aydan itibaren çeşitli sebzelere maruz kalan çocukların, 6 yaşına kadar bu sebzeleri kabul etme oranlarının daha yüksek olduğunu göstermektedir. Erken dönemde farklı tatlara ve dokulara maruz kalmanın, çocukların ilerleyen yaşlarda daha geniş bir beslenme yelpazesi kabul etmelerine katkı sağladığı bulunmuştur (The Lasting Influences of Early Food-Related Variety Experience: A Longitudinal Study of Vegetable Acceptance from 5 Months to 6 Years in Two Populations - PMC).


- Bağımsızlık ihtiyacı, bizim miniklere "Ben karar vermek istiyorum" içgüdüsünü sağlar. Gün içinde pek çok kez "Hayır, yapma" dediğimiz bebeğimiz (ya da küçük çocuğumuz) sofraya geldiğinde kontrolü ele almak isteyebilir. Çünkü kontrol edebileceği alanlardan birinin burası olduğunu öğrenmiştir. "Ben yemek istiyorum, ne yiyeceğime ve ne kadar yiyeceğime ben karar vermek istiyorum." güdüsü güçlü ise, yemek seçme sebebi aslında temelde sadece bu bile olabilir - kendi kendine yeme isteği.

- Dokulara, renklere ya da kokulara duyarlılık gözlüyor olabiliriz. Bebekler genellikle 1 yaşından önce sık görmediği ya da dokunarak keşfetmediği yiyeceklere karşı dokunsal bir duyarlılık geliştirebilir. Yine aynı şekilde daha önce sık görmediği renklere (örneğin bebeğimizin inek sütü proteinine alerjisi vardır ve yoğurt gibi beyaz gıdalarla pek haşır neşir olamadı) karşı görsel bir hassasiyet gözleyebiliriz. Ya da yumurta ve balık gibi yoğun kokulara sahip yiyeceklere karşı yüksek duyarlılık gözlüyor da olabiliriz. Bunların varlığı yemek seçme sonucu olarak karşımıza çıkabilir. Sık sık yeni araştırmalar yapılıyor olsa da, bu araştırma sonucuna bakmak isteyebilirsiniz: Duyusal hassasiyetlerin bazı çocuklarda yemek seçme davranışını arttırdığı bir araştırma ile gösterilmiştir ((PDF) Food neophobia and its association with diet quality and weight in children aged 24 months: A cross sectional study)

- Daha önce yaşadığı olumsuz yemek deneyimleri onun yemek seçmesine sebep oluyor olabilir. Mama sandalyesinde daha önce bir ya da birkaç kez yemesi için zorlandıysa, baskı yapıldıysa, farklı oyunlarla yedirilmeye sık çalışıldıysa, dikkat dağıtarak (ekran, kitap gibi) yemek yedirildiyse; daha önce huzurla yemek yeme deneyimini yeterince yaşamadıysa yemek seçme davranışını bir tepki olarak gösterebilir.

- Genetik faktörler de yemek seçme davranışında etkili olabilir. 2024'te yapılan yeni bir araştırmada; çocukların yemek seçiciliğinin büyük ölçüde genetik faktörlere bağlı olduğu ortaya koyuldu. 16 aydan 13 yaşa kadar çocuklar incelendi. Yemek seçmenin %60'ının genetik faktörlerden kaynaklanabildiği ve bu oranın 3-13 yaş arasında %74'e yükseldiği bulundu (Fussy eating in children largely down to genetics, research shows | Food | The Guardian)


Bebeğim/Çocuğum Yemek Seçiyor. Ona Nasıl Yaklaşmalıyım?

- Ona baskı yapmayalım, ama sunma sıklığımıza bir bakalım: Hep yediği bir çorbayı her öğlen ona yediriyor muyuz? Her gün aynı öğünde mutlaka yoğurt mu sunuyoruz? Yemeyi tercih ettiği yiyecekleri onun için sık hazırlarken, ona az sunduğumuz ya da hiç sunmadığımız yiyecekler oluyor mu? Yani örneğin brokoli yesin istiyoruz, ama hiç sunmuyoruz ya da sunduğumuzda yemesi için zorluyoruz...

Şu aklımızda olsun: Bir gıdayı hiç görmezse nasıl yiyebilir ki? Hadi gördü diyelim, gördüğünde ona keşfetmesi için doğru ortamı ona sağlıyor muyuz? Önceki öğünlerimizi düşünerek bir tartalım.

Bizim bile yetişkin halimizle bugün yemeyi sevmediğimiz bir yiyecek olabilir. Örneğin domates: Çocukluğumuzda domates yemediğimiz için bize zorla domates yedirilmeye çalışıldıysa, domatesle aramızda iyi bir bağ olmayabilir. Bugün sadece bu sebeple domates yemiyor olabiliriz. Oysa ki bize domates sadece sofrada gördüğümüz bir yiyecek olarak sunulsaydı, ailemiz domatesi yerken bize "domates ister misin?" denmeseydi, biz sadece kendimiz istediğimizde elimize alıp o domatesi inceleseydik, kendimizi hazır hissettiğimiz bir anda ağzımıza götürüp tadına bakmak isteseydik; devamında belki domatesle kendi hızımızda kendi kararlarımızla haşır neşir olduğumuz için domatesi yiyen bir bireye dönüşebilirdik. Bunlar elbette ihtimaller ve bir örnek. Bir bebeğin ya da çocuğun yeni bir gıdaya alışması için 10-15 kez deneme şansı bulması gerekebilir. Bu 

*Ek Bir Bilgi: Çocuğumuzun yeni bir yiyeceği kabul etmesi için ona baskı yapmak yerine; tamamen baskısız ve umursamaz bir ortamda, o yiyeceği farklı şekillerde ve tekrar eden aralıklarla sunmak faydalı olacaktır. 2019 yılında yapılan bu sistematik derleme (bu alanda yapılan birkaç çalışma bir araya getirilmiş, incelenmiş), 4-24 aylık çocukların belirli bir yiyeceğe 8-10 veya daha fazla kez maruz kalmasının o yiyeceğin kabulünü arttırdığını göstermiştir. Ayrıca, tekrar eden maruziyetin etkisinin, aynı gıda kategorisindeki diğer yiyeceklere genelleşebileceği (yani sebzeye daha çok bırakırsak daha çok sebze yiyebilirler, meyveye daha çok maruz bırakırsak meyve yiyebilirler gibi), ancak farklı gıda kategorilerindeki yiyeceklere genelleşmesinin daha az olası olduğu belirtilmiştir (WHAT IS THE RELATIONSHIP BETWEEN REPEATED EXPOSURE (TIMING, QUANTITY, AND FREQUENCY) TO FOODS AND EARLY FOOD ACCEPTANCE? - Repeated Exposure to Foods and Early Food Acceptance: A Systematic Review - NCBI Bookshelf).


- Seçenek sunalım: Tabağında tek çeşit yiyecek gören ve o gün onu yemek istemeyen bir minik, sofrada zorlanabilir, sadece o tek yiyeceği yemek istemediği için sofradan aç kalkmak isteyebilir. Biz böyle anlarda "Bunu yemek istemiyorsun. Peki ne istersin? Ne yiyeceksin? Getireyim." diyerek, bir stresle mutfağa gidip ekmek, yoğurt, makarna vb. hep yediği bir gıdayı ona getirebiliriz. Oysa ki, ilk başta tabağına seçenek koymak daha iyi bir yaklaşım olabiliyor. Bizim için hazırlama düşüncesi zor görünse de, buharda brokoli pişirirken yanına havuç da koyabilir, birlikte pişirebiliriz. Tabağına 2 çeşit sebze koyduğumuz miniğimize "Tabağında brokoli de var, havuç da var. Benim tabağımda da aynıları var. Afiyet olsun." demek gayet yeterli olabilir. Seçeneği baştan ona sunarsak, zamanla yemek üzerinde kontrol hissettiğini fark edebilir. Bu da yeme ihtimalini arttırabilir. 

- Model olalım: Bebekler, küçük çocuklar, çocuklar... Yaşları kaç olursa olsun miniklerimiz ebeveynlerini taklit eder. Ailelerin sağlıklı beslenme alışkanlıklarını benimsemesi, yöneldiği gıdalar; çocukların da benzer şekilde beslenmesine katkı sağlar (Parental control over feeding and children's fruit and vegetable intake: how are they related? - PubMed)

- Sunumu eğlenceli hale getirmek işe yarayabilir: Son araştırmalar (2025 yılı araştırması kaynak alınmıştır), besinleri hikayelerle anlatmanın çocukların sebze tüketimini %80 arttırdığını gösterdi (The impact of a fairytale-like story on the food choices of preschool children - ScienceDirect).



Ne Zaman Endişelenmeliyiz?

Her çocuk farklıdır ve bazılarının yemek konusunda daha seçici olması normal karşılanabilir. Burada okuduklarımızın çok ötesinde bizim ebeveyn ya da bakım veren kişi olarak fark edemediğimiz, bambaşka yemek seçme sebepleri olabilir. 

Fakat, eğer aşağıdaki durumlar da söz konusuysa, gecikmeden bir uzmandan destek almak faydalı olabilir:

- Çocuğunuz çok kısıtlı sayıda gıda tüketiyorsa ve beslenme çeşitliliği çok azsa,

- Seçici yeme büyüme ve gelişimini etkiliyorsa,

- Yemekle ilgili aşırı duyusal hassasiyetler (duyusal hassasiyeti sadece belli dokulara dokunamamak olarak değil, yiyeceğin rengini gördüğünde ya da yiyeceğin adını duyduğunda dahi yüksek tepkiler verme olarak düşünelim),

- Aile içindeki yemek zamanları sürekli stresli ve gergin geçiyorsa,

Kendi ailemizin huzuru, sağlığı ve mutluluğu için ertelemeden, gecikmeden alanında uzman kişilere ulaşmakta fayda var.

Yemek seçme süreci ebeveynler için zorlayıcı olabilir, fakat bilimsel yöntemlerle bu süreci kolaylaştırabiliriz. Çocuğumuzun yeme alışkanlıkları zamanla şekillenir ve ebeveynlerin doğru tutumları bu süreci büyük ölçüde etkiler. Sabırlı olalım, baskı yapmayalım ve yemek saatlerini keyifli hale getirmeye odaklanalım. Gerekli gördüğümüzde ise gerçekten alanında uzman biri ile ilerlemekten kaçınmayalım. 












 




OTHER BLOGS

Yemek Seçen Minikler
BESLENME PROBLEMLERİ VE ÇÖZÜMLERİ

Yemek Seçen Minikler

Bebeğimiz ya da küçük çocuğumuz bazı yiyecekleri ısrarla reddediyor mu? Sürekli aynı şeyleri mi yemek istiyor? Bu aslında "iştahsızlık" değil, "yemek seçme" olarak adlandırılabilir. Yemek seçme özellikle 1-6 yaş arasında sıkça görülen, gelişimsel olarak normal kabul edilebilen bir durum. Ancak bu süreç çok uzuyor ve sizin için büyük bir stres kaynağı haline geliyorsa bu yazıyı okumanız iyi olabilir :)

DEVAMINI OKU
Bebekler İçin Demir Neden Bu Kadar Önemli?
6-12 AY

Bebekler İçin Demir Neden Bu Kadar Önemli?

Bebeklerin hızlı büyüme ve gelişim döneminde en çok ihtiyaç duyduğu minerallerden biri demirdir. 6. aydan itibaren bebeklerin doğumda sahip oldukları demir depoları tükenmeye başlar. Bu nedenle beslenme yoluyla yeterli demir almak beyin gelişimi, kas fonksiyonları ve bağışıklık sistemi için hayati önem taşır.

DEVAMINI OKU
Bebek Ek Gıdaları Nasıl Saklanır?
6-12 AY

Bebek Ek Gıdaları Nasıl Saklanır?

Bebeğimize hazırladığımız ek gıdaları doğru saklama yöntemlerini bilmek, hem sağlıklı hem de besin değerleri yüksek öğünler sunmamızı sağlar. Yanlış saklama yöntemleri bakteriyel enfeksiyonlara ve besin değerlerinin kaybolmasına yol açabilir. Ek gıdaları güvenle saklamak için bilmemiz gerekenlere beraber bakalım.

DEVAMINI OKU