Geleneksel Yöntem (Kaşıkla Besleme Yöntemi) Nedir?
Geleneksel yöntemde ek gıdaya geçişte, püre ve pütürlü kıvamındaki yiyecekler kaşıkla bebeğe sunulur. Bu yöntemde, bebeğin ne yiyeceği ve ne kadar yiyeceği ebeveynler / bakım veren kişiler tarafından belirlenir. Geleneksel yöntem, özellikle pürelerin kıvamı ve içeriği üzerinde kontrol sağlayarak ebeveynlere güven verir.
*Ek Bir Bilgi: Geleneksel yöntemi uygulayan ebeveynlerin, bebeklerinin tokluk sinyallerine daha az dikkat ettiği gözlenmiştir. Tokluk sinyallerine dikkat etmemenin yanında, porsiyon kontrolü de ebeveyn merkezlidir. Bu durum, bebeğin doğal iştah mekanizmalarını etkileyebilir. (Early influences on child satiety-responsiveness: the role of weaning style - PubMed)
*Ek İkinci Bilgi: Pürelerin kaşıkla erken dönemde sunulması, yiyecek reddini azaltabilir ve bazı bebeklerin beslenme süreçlerine daha kolay uyum sağlamasına yardımcı olabilir. (Learning to eat vegetables in early life: the role of timing, age and individual eating traits - PubMed)

Kaşıkla Besleme Yönteminin Avantajları
Püreler, pudingler, muhallebiler ve pütürlü kıvamdaki yiyecekler; bebeğin ayına ve gelişimine uygun olacak şekilde hazırlanabilir. Böylece yutma zorluğu yaşama riski en aza indirilir.
Yeni besinler bu yöntemde genellikle çok yavaş, çok temkinli tanıtılır. Bu yavaşlık; bebeğimizin alerjik olma ihtimali varsa, gıda alerjisi riskine karşı ailenin süreci daha kontrollü yönetmesini sağlayabilir.
Kaşıkla Besleme Yönteminin Dezavantajları
Bebekler bu yöntemle uzun süre beslendiğinde, kendi kendine yeme becerisini geliştirme süreci uzayabilir. Geleneksel yöntemle kaşıkla beslenmesi bebeğin; yiyecekleri tutma, kavrama ve devamındaki ağız koordinasyonunu geliştirme fırsatlarını sınırlayabilir.
Kaşıkla besleme yöntemi ile bebek uzun süre (örneğin aylarca sadece kaşıkla başkası tarafından beslendiğini hayal edelim), bebekte dokunsal duyusal yönden yiyeceklere karşı hassasiyetler gözlenebilir. Bunun erkenden önüne geçmek için, gıdalara dokunmasına müsaade etmek iyi bir fikir olabilir.
Bebekler bu yöntemde ne kadar yiyeceğini genelde kendisi belirlemez. Ebeveyn veya bakım veren kişi bir kase hazırlamıştır. O kasedeki yiyecek bitene kadar da bebeğe genellikle yedirmek ister. Bu noktada bebek kase bitmeden doyduysa, ebeveyn bunu fark edemeyebilir. Bebek de doyma sinyallerini bastırabilir. Bu ilerde obezite ya da tam tersi farklı yeme bozukluklarına sebebiyet verebilir. (Burada eğer ebeveyn ya da bakım veren kişi bebeğin doyduğunu fark etmiyorsa ya da kasenin içindekinin tamamını mutlaka yedirmek istiyorsa, devreye ekran, oyuncak, kitap gibi dikkat dağıtıcılar girebiliyor. Bu da bebeğin odağını yemeğe değil, diğer eğlenceli şeylere kaydırıyor.)

Geleneksel Yöntemle (Kaşıkla Besleme Yöntemi) İle İlgili "Aklımızda Olsa İyi Olur"lar
Bu yöntemle başlamaya ve ilerlemeye kararlıysak, aşağıdaki birkaç noktayı aklımızda tutabiliriz:
1) Bebeğimizin işaretlerini takip edebiliriz: Kaşıkla besleme yönteminde, genellikle kontrolde olan bizizdir. Bu da (sofradayken biz pek farkında olmasak da) bebeğimizi anlamamızı ve onu okumamızı zorlaştırabilir. Yani örneğin ek gıdaya başladığımız o ilk haftalarda ne zaman doyduğunu anlamayabiliriz. Her ne kadar porsiyon kontrolü bizde olsa da, bebeğimizin doyma ve açlık sinyallerini anlayabilmemiz temelde çok önemlidir.
2) Yiyeceklerin çeşitliliğine odaklanalım: Püreleri ya da pütürlü kıvamları sunarken, genelde bir noktadan sonra bebeğimizin yemeyi tercih ettiği yiyeceklere yöneliriz. Bunlar genellikle tarhana çorbası, ezilmiş muz, meyve karışımlarının püre hali, üzerine pekmez eklenmiş muhallebiler vb. daha tatlı tatlara sahip püreler olur. Fakat bu süreçte yemeyi tercih ettiği belli başlı yiyeceklere odaklanmak yerine, farklı tat ve dokuları sunarak bebeğimizin yeni tatlara alışmasına yardımcı olabiliriz.
*NOT: Kaşıkla beslemede yaptığımız belki de en büyük yanlışlardan biri, panikle yemediği yiyecekleri hiç sunmamak, yediklerini ise sık sunmak olabiliyor. Bu da uzun vadede yediklerinin ne yazık ki kısıtlanmasına yol açabilir.
3) Geçiş sürecini destekleyelim: Başlangıçta geleneksel yönteme henüz başlamadan önce, bebeğimizin oturma becerisini geliştirdiğinden ve yutma reflekslerinin yeterince olgunlaştığından emin olalım.

Bebeğimizi Kaşıkla Beslediğimiz Bu Yöntemi Hangi Durumlarda Daha Uzun Süre İle Tercih Edebiliriz?
Erken Doğan Bebeklerde
Sindirim sistemi hassasiyeti olan bebeklerde, püre formdaki yiyecekler daha kolay sindirilebilir olması sebebiyle bu yöntemi aileler tercih edebilir (hatta bebeğin doktoru belli bir süre bu yöntemle devam etmenin iyi olacağını söyleyebilir.
Alerji Riski Taşıyan Bebeklerde
Alerjik tepki verme olasılığı yüksek bebişlerde, ek gıda tanıtım sürecinin yavaş ve kontrollü bir şekilde olması genellikle önerilir. Sunulan gıdalar ve miktar bu bebekler için biraz daha kritiktir. Bu nedenle yeni yiyeceklerin tanıtılması, alerjik reaksiyonların gözlenmesi ve yönetilmesine yardımcı olabilir. Burada bebeğimizi takip eden doktorun, beslenme uzmanının ve/veya alerji uzmanın yönlendirmeleri önemlidir.
Yutma veya Ağız-Motor (Oral-Motor) Gelişiminde Zorluk Yaşayan Bebeklerde
Bazı bebeklerin ağız motor gelişimi geriden gelebilir. Bazı durumlarda ağız içindeki duyusal hassasiyetler de daha yoğun görülebilir. Doktor veya uzman önerisi ile püre ağırlıklı bir beslenme süreci yürütülebilir.
Geleneksel yöntemle başlayan aileler, bebeklerinin motor becerileri geliştikçe yiyeceklerin dokusunu değiştirerek karma yönteme geçebilirler. Örneğin, başlangıçta püre olarak verilen bir besin, zamanla daha parçalı veya daha elle tutulabilir hale getirilerek sunulabilir.