Bebekler İçin Güvenli Beslenme Alanı Nasıl Oluşturulur?
Bebeklerin beslenme süreci yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda duygusal gelişimleri için de kritik bir süreçtir. Ek gıda sırasında hem bebeğin fiziksel güvenliğini sağlamak hem de sağlıklı alışkanlıklar kazandırmaya başlamak, uzun vadede beslenme alışkanlıklarını da şekillendirecektir. Güvenli bir beslenme oluşturmanın ne kadar önemli olduğundan kısaca bahsedelim.
Odaklanma ve Öğrenme İçin En Doğru Ortam: Bebekler ek gıda döneminde, aslında önündeki yıllarda önüne neler çıkacak, neleri yiyerek büyüyecek - bunları öğrenir. Dokuları hisseder, yeni tatları keşfeder ve bağımsız yeme becerilerini geliştirir. Bunların hepsi anne sütü veya formül mama emmekten çok farklı ve yeni deneyimlerdir.
Çevresel dikkat dağıtıcılar (örneğin televizyonun açık olması, görülebilir yerdeki oyuncaklar, evcil hayvanımız ya da çok gürültülü bir ortam) bebeğin odaklanmasını engelleyebilir ve yemek yeme alışkanlıklarını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle daha sade, düzenli ve sessiz bir beslenme alanı yaratabilirsek; yeme deneyimine ve yemeyi öğrenme sürecine o da daha rahat adapte olabilir.
Boğaza Kaçma / Boğulma Riskinin Azaltılması: Yanlış oturma pozisyonu, uygun olmayan ekipmanlar, yemeklerin yanlış yutulmasına veya boğaza kaçmasına neden olabilir. Düzgün ve destekli bir oturma pozisyonu, bebeğin hava yolunun açık kalmasını sağlar ve yutmayı kolaylaştırır.

Eğer bebeğimizin mama sandalyesi bu güvenli yeme ortamı gereksinimleri sağlamıyorsa, sandalye üzerinde küçük değişiklikler yapabiliriz. Örneğin: Mama sandalyesine poposunu, belini ve sırtını destekleyecek küçük minderler veya yastıklar ekleyebiliriz. Ve/veya mama sandalyemizin ayak desteği yoksa, bebeğimizin ayaklarının basabileceği bir ayak desteği temin edebiliriz.
Bebek ve Ebeveyn Arasındaki İletişimi Güçlendirme: Bebekler beslenme sırasında ebeveynleriyle göz teması kurar, mimiklerini takip eder ve bu süreçte kendilerini güvende hissederler. Güvenli bir beslenme alanı, ebeveynlerin de bebeği daha iyi anlamasını, gözlemlemesini ve ihtiyaçlarını anında karşılayabilmesini sağlayabilir. Yemek sırasında sakin, huzurlu ve stressiz bir yemek ortamı sağlamak, bebeğin yemekle pozitif ilişki kurmasına yardımcı olur.
Uzun Vadeli Alışkanlıklar Erkenden Oluşmaya Başlayabilir: Bebeklik döneminde (1 yaş öncesinde) kazanılan beslenme alışkanlıkları ve yeme deneyimi önemlidir. Çünkü sonraki yıllarında beslenme sürecinin temelini oluşturur. Bu dönemde kazanılan alışkanlıklar yaşam boyu bile sürebilir.
Örneğin; masa başında yemek yeme alışkanlığı, oyun oynarken yedirilme alışkanlığı, gezerek yedirilme alışkanlığı, ekranla yeme alışkanlığı... Bunlar 1 yaş öncesinde bebeklik döneminde şekillenmeye başlayabiliyor.

Beslenme Alanı ve Araçlarının Seçimi
Bebekler için güvenli bir beslenme alanı oluştururken, doğru ekipmanlar/araçlar ve doğru alan düzenlemesi kritik bir rol oynar. İşte dikkate alabileceğimiz bazı temel noktalar:
Mama Sandalyesi Seçimi: Mama sandalyesi, bebeğimizin yemek sırasında güvenli ve destekli bir şekilde oturmasını sağlayan en önemli ekipmandır. Doğru mama sandalyesini seçerken nelere dikkat edebiliriz peki? Beraber bakalım.

- Sabitlik: Mama sandalyesinin ayaklarının sağlam olması bize güven verir. Ayaklarının belki daha ağır olması veya kaymayı önleyici özelliklere sahip olması önemlidir.
- Ayarlanabilirlik: Neler ayarlanabilir olsa iyi olur?
Sırt Desteği: Bebeğimizin sırtı yeme esnasında dik olmalı. Mama sandalyesi geriye yatabilir özellikli olmasa da olur, fakat bebeğimizin sırtını dik ve stabil tutabilmelidir; ki yediği yiyecek o dik otururken yemek borusundan rahatça ve güvenle geçebilsin.
Oturak Yüksekliği: Bebeğimiz mama sandalyesinde otururken bizden çok yüksekte veya çok aşağıda olmamalı. Onunla eşit seviyede, olabildiğince göz hizasında sofrada bulunabilmeliyiz. Ek olarak bebeğimiz bir de zamanla mama sandalyesinin kendi tepsisinde yemeyebilir, bizimle aynı masada yemek isteyebilir ve tepsiyi çıkarabiliriz (belki ek gıdanın başlangıcında bunu yapacağız). Tepsiyi çıkardığımız dönemde bebeğimizi masamıza yaklaştırmak isteyeceğiz. Bu dönem geldiğinde mama sandalyesi, masamızın seviyesine çıkabilmeli ya da inebilmeli. Böylece mama sandalyesi ailemiz için de daha uzun süre kullanılabilir olur.
Tepsinin Çıkabiliyor Olması: Tepsi demişken, evet, mama sandalyesi tepsinin çıkarılabilir olması hem uzun vade kullanımı sağlar, hem de temizliği bizim için kolaylaştırabilir.
Kemer Sistemi: 5 noktalı emniyet kemeri sistemi tercih edilebilir. Bebeğimizi mama sandalyesinde daha güvenli tutarak, düşme riskini oldukça azaltır.
Ayak Desteği: Ayak desteği ayarlanabilir mama sandalyesi önemli. Mama sandalyemizin ayak desteği yoksa, ya da almak istediğimiz mama sandalyesinin ayak desteği var ama ayarlanamıyor ise; kendimiz ek destekler yaptırabilir ya da alabiliriz. (Örneğin Ikea - reklam amaçlı yazılmadı - mama sandalyesine özel ahşap malzemeden ayak destekleri yapan firmalar var.)
- Malzeme: Mama sandalyesinin kolay temizlenebilir bir malzemeden olması bizim işimizi kolaylaştırır. Silinebilir yüzeyler, leke tutmayan minderler, toksik olmayan malzemeler tercih edilebilir.
Minder Şart Mı?: Bebekler minderli mama sandalyelerinde daha rahat ve uzun oturabiliyorlar. Çünkü sağdan, soldan, sırttan ve alttan vücutları destekleniyor. Burada seçim biraz daha bebeğe ve aileye göre değişebilir, fakat minderler leke tutmayan ve kolay yıkanıp kuruyan malzemelerden yapılmışsa gayet de minderli mama sandalyeleri tercih edilebilir.
Masa ve Alan Düzeni:
- Yükseklik Uyumu: Mama sandalyesi, ailenin yemek masasıyla aynı yükseklikte olmalıdır. Bu bebeğimizin aile ile (bizimle) yemek yemesine ve sosyalleşebilmesine, dolayısıyla daha keyifli ve uzun sofrada oturarak yiyecekleri keşfetmesine yardımcı olabilir.
- Minimal Ortam: Yemek alanında oyuncaklar, elektronik cihazlar ya da dağıtıcı başka unsurlar olmamalıdır. Camdan uçan bir kuş dahi bebeğimizin dikkatini dağıtabilirken, sürekli görebileceği dikkat dağıtıcı her şey ortamdan kaldırılmalıdır. Bu, bebeğin yemeğe odaklanmasını kolaylaştırabilir.
Kullanılacak Ekipmanlar:
Tabak ve Kaseler: Kaymayı önleyici tabanlara sahip, BPA içermeyen tabaklar ve kaseler kullanılabilir. Bunun haricinde aile Montessori yöntemi ile ilerlemek istiyorsa porselen ya da çelik tabak ve kaseler de tercih edilebilir.
Çatal ve Kaşık: Bebeklerin minik elleri için ergonomik olarak tasarlanmış, kısa ve geniş saplı çatal-kaşıklar tercih edilmelidir. Uzun ve ince saplı kaşıkları bebeklerin kavraması ve ağızlarına götürmesi biraz daha zordur.

Pipetli Suluk ya da Bardak: Eğer bebeğimize sofrada hemen su da sunmak istiyorsak, açık bardak ya da pipetli suluklar başlangıçta önerilir. Bu, ağız ve dil kaslarının gelişimine yardımcı olabilir.
Zemin ve Temizlik: Bebekler beslenme sırasında yiyecekleri yere düşürebilir. Bu nedenle mama sandalyesinin altına temizlenmesi kolay bir örtü yerleştirmek faydalı olabilir. Ek olarak; tüm araç gereçler her öğünden sonra iyice temizlenmeli ve saklanmalıdır. Özellikle kaşık, çatal gibi ağızla direkt temas eden ürünlerin temizliğinde antibakteriyel ürünlerden kaçınmak iyi bir fikir olabilir. Sıcak su ve bebek araç-gereç temizliğine uygun bir sabun ya da deterjan kullanımı yeterli olacaktır.
Işıklandırma ve Ortam: Yemek yediğimiz alanın iyi bir şekilde aydınlatılmış olması, hem bebeğimizin hem de bizim yemeği daha iyi görmemizi sağlar. Ayrıca birbirimizle daha iyi sosyalleşebiliriz. Ek olarak mümkünse sessiz ve rahat bir ortam sağlayalım. Televizyon, sesli oyuncaklar ya da yüksek sesli müzik gibi dikkat dağıtıcı unsurları eleyelim, kapatalım. Huzurlu bir yemek ortamında, sosyalleşerek, bebeğimizle beraber yemeklerimizi yemeye daha iyi odaklanalım.
Hadi Güvenli Beslenme Alışkanlıklarını Erkenden Kazandıralım
Oturma Pozisyonunun Doğru Ayarlayalım
Bebeğimiz yemeğini yerken mutlaka dik bir pozisyonda oturmalıdır. Başını dik tutabiliyor olmalı ve sırtı da dik olmalıdır. Bu, yutma sürecini kolaylaştırır ve yiyeceklerin yanlışlıkla soluk borusuna kaçma riskini azaltır.
Ayrıca mama sandalyesinde bebeğimizin sırtı tam olarak desteklenmeli ve ayakları ayak desteğine dayanmalıdır. Bu, bebeğimizin kendini daha güvende hissetmesini sağlar ve doğru oturma alışkanlığı oluşturabilir.
Bebeğimizle Göz Teması Kuralım
Bebekler, yemek sırasında bizimle (veya bakım vereni ile) göz teması kurarak kendilerini güvende hissederler. Bu nedenle mümkünse sofrada bizim dikkatimizi dağıtacak telefonumuz elimizde olmasın. Bu aynı zamanda yemeğin sosyalleşebilecekleri bir aktivite olduğunu da anlamalarına yardımcı olur.
Yemek sırasında bebeğimizi cesaretlendirmek için sık sık gülümseyebilir ve ona olumlu sözler söyleyebiliriz.
Yavaş ve Sakin Beslenmeyi Teşvik Edelim
Bebeklerimizin yiyecekleri keşfetmesi, çiğnemeyi ve yemek yemeyi öğrenmesi zaman alabilir. Yemek sırasında acele ettirmemek ve bebeğimizin temposuna uyum sağlamak önemlidir. (Örneğin kendi kendine yemeye çalışan bebeğimizin, hızlı yesin diye ağzına biz yiyecek sokmaya çalışıyorsak; bu onun hızına eşlik edemediğimizi gösterebilir. Biraz daha sakin, biraz daha onu anlamaya çalışarak sofrada vaktimizi geçirebiliriz.)
Televizyon, tablet ya da telefon gibi hepimizin dikkatini dağıtabilecek cihazlar, onların dikkatini daha çok dağıtır. Sofrada bebeğimizin yemek yemeye odaklanmasını sağlamalıyız.
Bebeklerin Yemeği Kendilerinin Keşfetmesine İzin Verelim
Bebek liderliğinde beslenme (BLW) yöntemini uyguluyorsak, bebeğimizin yiyecekleri kendisinin tutmasına ve yemeyi denemesine izin vermeliyiz. Bu, ince motor becerilerini geliştirirken güvenli yeme alışkanlıkları kazanmalarını da sağlar. Karma besleme (hem bizim beslediğimiz hem de arada onun kendi kendine yemesine müsaade ettiğimiz yöntem) bebeğimizin kafasını karıştırabilir.
Bebeğimizin önünde yemek yerken sağlıklı ve güvenli beslenme davranışları sergileyebiliriz. Yani oturarak, sosyalliğe ve sağlıklı yemekler yemeye odaklanarak, genel olarak mutlu ve sakin şekilde yemeğimizi yediğimizde; bebeğimiz de bizden bu davranışları görerek öğrenebilir.
Yiyecekleri Ona Uygun Formda Sunmak O Kadar Önemli Ki!
Önüne pilav koyduğumuz bebeğimiz, pilav taneleri elinin arasından kayabileceği için o pilavı yiyemeyebilir. Bizim tarafımızdan yedirilmek de istemiyor, kendi kendine yemek istiyorsa; iyice sabırsız, huysuz ve mutsuz olabilir, sofradan kalkmak isteyebilir.
Bebeğimize hazırladığımız yiyeceklerin, boyutu ve dokusu önemlidir.
Riskli Yiyecekler Sunmaktan Kaçınalım
Bebeklere sunulmaması gereken yiyecekler arasında bütün fındık, patlamış mısır, leblebi, sert kırmızı ve beyaz etler, bal gibi; hem boğaza kaçma tehlikesi yüksek olan hem de bebeğimizde ölümcül hastalıklar yaratabilecek potansiyel gıdalar mevcut. Bu tarz yiyeceklerden kaçınmak bebeğimizin ek gıda sürecinde daha güvenli beslenme davranışları geliştirmesine yardımcı olabilir.
Sofrada Sabırlı ve Pozitif Olmaya Çalışalım
Bebeğimiz her hazırladığımızı yemeyebilir. Kasesini tamamen bitirmeyebilir. Onların yeni yiyeceklere alışması ve yeme becerisini öğrenmesi zaman alabilir. Eğer bir yiyeceği reddediyorsa, aynı yiyeceği farklı şekillerde farklı bir günde yeniden sunmayı deneyebileceğimiz aklımızda olsun.
Her öğün olumlu bir deneyim olarak tamamlansın - bunu sağlamaya çalışalım. Zorlama ya da cezalandırma gibi yöntemlerden kaçınalım. Bebeğimiz bizim beklentilerimizden bir haber ve hiçbirini tam olarak karşılamakla yükümlü değil. Bu dünyada en çok güvendiği kişiler ebeveynleri / bakım verenleri olarak bizleriz. Sofrada sabırlı ve pozitif olacağız ki; ilerleyen haftalarda, aylarda ve hatta yıllarda sofralarımızda keyifle oturarak keyifle yemekler yemeye devam edeceğiz :)
Beslenme Saatlerini / Aralıklarını Oturtalım
Düzenli yemek saatleri belirlemek bebeğimizin rutin oluşturmasına ve açlığı ilerde de hissetmesine yardımcı olabilir. Ayrıca yemek konusundaki rutinler de onun kendini güvende hissetmesini sağlayabilir. Elbette bebeğimiz büyüdükçe, anne sütü/formül mama alımı azaldıkça, yerini ana öğünler ve atıştırmalıklar aldıkça düzeni değişiyor gibi görünecek. Fakat temelde doğru zamanlarda yiyecekleri sunarsak, yeterince açlık hissetmesini sağlayabilirsek; bu alışkanlıklar çocukluğuna da olumlu etki edebilecek.